Mağdurun yaralanmasının basit bir tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceğinin, dosyada yer alan çelişkili raporlar yerine doğrudan adli tıp uzmanınca düzenlenecek kesin bir raporla belirlenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Olayda mağdur hakkında iki farklı sağlık kuruluşunca düzenlenen raporlarda, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği konusunda çelişki bulunmaktadır. Yerel mahkeme, raporlardan birini esas alarak karar vermiştir.
Değerlendirme
Daire, TCK m.86/2 kapsamındaki nitelendirmenin doğrudan ceza miktarını ve şikâyete tabi olup olmama durumunu etkilediğini, bu nedenle çelişkili raporlar bulunması hâlinde mahkemenin resen Adli Tıp Kurumu'ndan kesin ve gerekçeli bir rapor alması gerektiğini belirtmiştir. Basit bir seçimle karar vermenin savunma ve iddia makamının denetim hakkını zedelediği vurgulanmıştır.
Sonuç
Yerel mahkeme kararı, kesin rapor alınmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuştur.